Beyin Pili Uygulamaları, deneyim gerektiren Ameliyatlar olup, sonuçları hastadan hastaya ve girişimi yapan Hekimden Hekime değişiklik arz eder.
Basında Beyin Pili
Basında Beyin Pili

Bizi Takip Edin

Bir Hasta Öyküsü - Bengül İzgören

Muhabir: İnsan hayatını alt üst eden bir hastalık. Bengül İzgören'de bu hastalıkla mücadele etmek zorunda kalan pek çok insandan sadece birisi. Bengül Hanım Parkinson olduğunu 2004 yılında fark eder. İlk zamanlar hastalığı kabullenmek istemese de gün geçtikçe hayatının kabusa döndüğünü görmeye başlar. "Hastalığı kabullenmek istemedim."

Bengül İzgören: Benim sol tarafımı tutmuştu. Sol ayakta sürüme, hareketlerde yavaşlık, yutkunma, konuşma bozukluğuyla beraber seyretti. Önce hastalığı hiç kabul etmedim. Konduramadım nedense.

Muhabir: Bengül Hanım bir süre böyle yaşamaya çalışsa da yaşadığı zorluklara daha fazla dayanamaz. "Hayat kaliteniz düşüyor."

Bengül İzgören: Ben kardeşimin çektiği videolarda onu daha iyi gözlemledim. Baktım ki diğer aile fertlerinden farklıyım. Daha yavaş, böyle yürürken katı bir yürüme tipiyle yürüyordum.

Muhabir: "Depresyona Girdim."

Bengül İzgören:
Yürürken herkes size bakıyor. İlerleyemiyorsunuz. Buradaki katılık ben hep şöyle söylüyorum difrizden çıkmış et gibisiniz yavaş yavaş çözülüyorsunuz. Öğleye doğru açılıyorsunuz. İşte o depresyon getiriyor. Yani ben yarım insan mıyım? Ne olacağım? İleride beni neler bekliyor? Şeklinde düşüncelere kapılıyorsunuz yalan olmasın.

Muhabir: Bu ruh halindeki Bengül Hanım için kız kardeşi Op. Dr. Ali ZIRH'tan randevu alır.

Bengül İzgören: Kız kardeşim Ali Bey'i tanımış bir arkadaşı vasıtasıyla annesini tedavi etmiş bana telefon etti. Ben yazlıktaydım o zaman. Dedi ki Eylül'de sana randevu aldım. Ama benim gidişim daha geç oldu İstanbul olduğu için. Tabi ki böyle bir ameliyat bir çözüm. Öyle olunca işte İzmir'e döndük aile meclisi toplandı. Erkek kardeşim sponsor oldu ve ameliyat olduk.

Muhabir: Başarılı bir operasyon sonrası kalbinin üzerine takılan pil sayesinde artık normal hayatına dönen Bengül Hanım yeniden doğmuş gibiyim diyor. "İnsanın tekrar hayata dönmesi çok güzel."

Bengül İzgören: O kadar güzel bir şey ki insanın tekrar hayata dönmesi ve bize verilmiş bir şans olarak düşünüyorum.

Muhabir: Hayata gülen gözlerle bakar Bengül Hanım bakın kendini neye benzetiyor. "Pilli bebek oldum."

Bengül İzgören: Yavaş yavaş pil ayarı yapıldı bende pilli bebek oldum.

Sunucu: Enteresan. Yaş itibari ile de çok enteresan. 2004 yılında mı ilk belirtiler?

Bengül İzgören: Evet 2004 yılında ama ben bunu gözlemleyemedim ilk başta dediğim gibi konduramadım kendime.

Sunucu: Nasıl başladı ilk belirtiler?

Bengül İzgören: Sol elim kıpırdamadı. Bakıyorum insanlar sol elini sallıyorlar benim el böyle sabit. Sağ el normal vaziyette sol elim tutuk. Tutukluğu daha sonra öğrendim ve bu şekilde devam etti yavaş yavaş ilerledi. Sol ayağımı sürümeye başladım. Sol tarafımı tuttu hastalık.

Sunucu: Nasıl bir yürüme şeklidir hocam? Hani diyor ya donmuş gibi katı bir şekilde yürüyordum. Felç gören hastalarda olan yürüme şekli gibi mi?

Ali Zırh: Tabi felci olan hastalar güçsüzlük nedeniyle beyin o bölgeyi çalıştırmadığı için ortaya çıkıyor bulguları ama Parkinson hastalığında bir felç durumu yok ama hareketlerde bir yavaşlık, katılık, ağırlık var dolayısıyla belki VTR'lerde arkadaşlar bulurlar, gösterirler. Genelde vücut daha ağır hareket etmeye başlıyor. Daha ileri evredeki hastalarda da dona kalma dediğimiz, freezing dediğimiz hasta adım atamıyor. Ayakları takılıyor ve duruyor dona kalıyor. Psikolojik bulgular bunu çok etkiliyor hastanın ruh halini. Dolayısıyla işte insanlar bana bakıyor takılacak mıyım deyince yada kapıdan geçerken takılır mıyım deyince bu sefer tetikleniyor ve bir kısır döngüye giriyor.

Sunucu: Siz ne düşündünüz peki o sol tarafa doktora gittiniz mi bu süreç içerisinde?

Bengül İzgören: Çok doktor gezdim. Yani Parkinson diyen oldu ama ben kabul etmedim. Yani gencim, güzelim neden ben parkinsonum şeklinde. Dediği gibi doktor beyin daha geç yaşlarda olacağını düşündüm. Ondan sonra baktım ki ben parkinsonum.

Sunucu: Daha sonraki seyri ne oldu? Sol taraftan sonra ağırlaştı mı tablo giderek?

Bengül İzgören: Benimki biraz herhalde erken teşhis çok fazla ağırlaşmadan bulduk Ali Bey'i.

Sunucu: Titreme?

Bengül İzgören: Titreme sol kolumda vardı.

Sunucu(Bay): Aslında ben demin dinlerken sizi çok hoşuma gitti adeta Ali Bey'in anlattığı tarzda Parkinson hastalığını bir özetledi. Benim çok hoşuma gitti çünkü neredeyse bütün bulgularını geçirdi. Peki sizin bu şikayetlerinizle birlikte hayatınızda birtakım değişiklikler oldu herhalde dimi yani. İnsanı gerçekten hem depresyona sürükleyebilen bir şey, sosyal hayattan da biraz arka plana atan bir durum. Siz neler yaşadınız?

Bengül İzgören: Dediğiniz gibi depresyondaydım. Birde kullandığımız ilaçlar sebebiyle ya ağlıyordum ya uyuyordum. Bıraktım ilaçları. Bir daha aldım. Hep böyle bir kısır döngü oldu. Ondan sonra işte ameliyat olduk bu kısır döngü bitti. İyiyiz çok şükür.

Sunucu: Özel hayatınız nasıl etkilendi Bengün Hanım?

Bengül İzgören: Eşimden boşandım.

Sunucu: Hastalık yüzünden mi boşandınız?

Bengül İzgören: Yok, oralara girmeyebiliriz.

Sunucu: Peki, hangi durumdayken geldi size Bengül Hanım?

Ali Zırh: Tabi bahsettik mi bilmiyorum Bengül Hanım diş hekimi. Bana geldiği zaman yakınları tarafından getirildiği zaman diyeyim. Gerçekten de mesleğini yapamıyordu. Sol tarafında ciddi hakim bulguları vardı. Depresyon buna önemli ölçüde eşlik ediyordu. Çok yüksek doz ilaç ile kısa süre hastalık bulguları düzelebiliyor ama o ilaçların gerek psikolojik gerek motor yan etkilerini yaşıyordu. Birazda bahsettiği gibi biraz kırık bir kalbimiz, hayata küsmüşlüğümüz vardı.

Sunucu(Bay): Ama özellikle önemli yani mesleğini yapamaması herhalde çok ciddi derecede etkileyebilecek bir şey çünkü bir diş hekimi elleriyle çalışıyor belki elini rahat kullanamıyor.

Ali Zırh: Genç yaşta ameliyat gerekçelerinde biriside buydu. Çünkü mesleğini yapabilmesi için belli bir yaşam kalitesinin üzerine çıkabilmek gerekiyordu. Tabi burada biz hastaları uzun uzun hastaları değerlendiriyoruz. Bengül Hanım'ın özelliklerinden biriside çok yüksek doz ilaca iyi cevap vermesi. Bunun şu önemi var. Bizim yaptığımız beyin pili ameliyatları bir yerde ilacın etkisini taklit ediyor. Hasta ilaçtan görebildiği yarar oranında yarar görüyor. Ama tabi bu kadar genç bir hastaya kısa süreli iyi olduğunda bile çok yüksek doz ilaç verdiğimiz de birkaç sene sonra devam edebilsek bile ki Bengül Hanım'da edemiyorduk. Diğer psikolojik yan etkiler nedeniyle. Bu sefer hastanın motor yan etkileri başlıyor. İstem dışı hareketler tarzında. Böyle bir durumda da ameliyata oldukça aday bir hastaydı. Oturduk, tartıştık. Kendisi de bu ameliyatı olmayı arzu etti. Tabi bu bir geçiş süreci oluyor. Hastalar düşünüyorlar, aile meclisini topluyorlar, diğer ameliyat olmuş hastalarla konuşuyorlar. Sonrasında başarılı bir ameliyat geçirdi.

Sunucu(Bay): Ameliyat sonrası nasıl oldu?

Sunucu: Evet detayları çok önemli ama ben oraya çok takıldım. Ameliyat sonrası özel hayatınız, sosyal hayatınızda neler değişti?

Bengül İzgören: Yeniden doğdum tabiri herhalde gerçektir. Daha hayata bağlı, hobilerle uğraşıyorum, hastalarımla ilgileniyorum. Benim için çok önemli yani o koltuğa oturup hastayı tedavi ettiğim an çok güzel bir şey. Bu arada da İzmir Hastanesi 104. Kliniğe de buradan selam yolluyorum.

Sunucu: Bir telefon bağlantımız var. Alo?

Süleyman Karslı(Hasta Yakını): Ali Bey'in Bengül Hanımdan önceki hastalarından biriyim. Ben o zamanlar ameliyat olmuştum 2 sene falan olmuştu. Dedim sizde olun diye. Elimden geldiği kadarıyla Bengül Hanımı ikna etmeye çalıştım. Oldu çok şükür oda çok iyi bende çok iyiyim. Diş hekimiyim. Ameliyattan 1-2 ay sonra başladım tekrardan ve hala diş hekimliği yapıyorum.

Sunucu: Ne kadar güzel bunları duymak aslında dimi? Hani çok ümitsiz bir hastalık gibi görünürken diş hekimleri tamamen elleriyle çalışan insanlar bile bu ameliyatlardan sonra tekrar mesleklerine dönebiliyorlar.

Süleyman Karslı(Hasta Yakını): Çok rahatlıkla efendim. Sosyal yaşantı öteki türlü hep kendimizi çekiyoruz. Topluma girmek istemiyorsunuz. Acaba beni mi takip ediyorlar diye. Bir on-off var. Mesela Off olduğun zaman olduğun yerde kalıyorsun böyle bir hastalık. Beni hiçbir yere yalnız göndermiyorlardı. Şimdi Ali Bey'e de yalnız gidiyorum. Burada da her işimi kendim yapıyorum. Çok şükür yani.

Sunucu: Aman ne güzel. Size de sormak istiyorum aynı soruyu. Hastalıktan önce ve sonra özel hayatınız olsun sosyal hayatınızda olan değişiklikler nelerdir? Hastalık çünkü ağır seyreden etrafa da aslında zor gelebilen aile çevresi olsun, özel hayat olsun zor bir tablo çizen bir hastalık. Siz neler yaşadınız?

Süleyman Karslı(Hasta Yakını): Tabi hastalığın psikolojik etkileri de olduğundan kendinizi yalnızlığa atıyorsunuz. Tabi bu eşiniz, çocuklarınıza, kendi taraflarına çekince diyorum herhalde ayrılacağız. Nitekim 2 tane kızım vardı onlar İstanbul da kaldı. Hanımda orada kaldı. Bende Adana'ya kendi köyüme geldim.

Sunucu: Siz hastalığınız sürecinde tek başınıza mı kaldınız?

Süleyman Karslı(Hasta Yakını): Evet 4 sene kendi evimde, kendi şartlarımı idare ederek yaşamayı öğrendim. Ameliyat olduktan sonra da çok şükür çok iyiyim. Yani 0 değil ama %99 çok iyiyim.

Sunucu(Bay): Süleyman Bey, Bengül Hanımı siz mi teşvik ettiniz ameliyata? Çünkü kendisi bir şekilde Ali Bey'i bulmuş ama herhalde daha önceki hastalarla paylaşmak istiyor aday hastalar. Sizde herhalde onu motive ettiniz.

Süleyman Karslı(Hasta Yakını): Ben hemen Bengül Hanıma anlattım. Biz canlı örnek olduk herhalde ki yardımcı olmaya çalıştım Bengül Hanıma.

Sunucu: Kesinlikle çok güzel örneklersiniz. Çok fazlada insana umut verdiğinize de eminiz. Süleyman Bey çok çok teşekkür ediyoruz efendim. Allah sağlık versin inşallah. Son sağlık sorunlarınız bunlar olmuş olsun. Size hayatta mutluluklar diliyoruz efendim.

Süleyman Karslı(Hasta Yakını): Çok teşekkür ediyorum efendim.

Geri
Paylaş