Beyin Pili Uygulamaları, deneyim gerektiren Ameliyatlar olup, sonuçları hastadan hastaya ve girişimi yapan Hekimden Hekime değişiklik arz eder.
Basında Beyin Pili
Basında Beyin Pili

Bizi Takip Edin

Star TV - Mesut Yar İle Uyan Türkiye - 2009

Mesut YAR: Operatör Doktor Sayın Ali Zırh 'la birlikteyiz, beyin ve sinir cerrahisi uzmanı. Parkinsın, Parkinson ya da halk dilinde başka bir ismi var mı Türkçede?

Ali ZIRH: Yok Parkinson diye geçiyor.

Mesut YAR: Hani genelde titremeyle biliniyor ve yaşlılık hastalığı olarak biliniyor, bir kere bu doğru mu?

Ali ZIRH: Genelde doğru, Parkinson hastalığının ilk ve en dikkat çekici bulgularından birisi titreme, özellikle istirahat halinde ve para sayar diye tabir edebileceğimiz titreme ama her Parkinson hastası titriyor ya da her hastada titreme olacak diye bir kaide yok. Önemli bir grup hastada da hareketlerde yavaşlama, durgunluk, tutukluk, küçük adımlarla yürüme yüz hatlarında donukluk, maske yüz dediğimiz görünüm olabiliyor ve bir grup hastada hiç titreme olmadan da bu hastalık seyredebiliyor.

Mesut YAR: Hiç titreme olmadan nasıl anlaşılıyor Parkinson hastalığı?

Ali ZIRH: Hareketlerdeki yavaşlama

Mesut YAR: Bir yavaşlama mı oluyor?

Ali ZIRH: Genellikle vücut salınımına vücudun bir yanının iştirak etmeyi bırakıp vücudun kolunun daha yapışık yürümesi hastanın, küçük adımlarla öne eğik yürümesi, yüz hatlarında dediğim gibi donukluk, bazen titreme olmaksızın hastalığın ilk bulguları olarak karşımıza gelebiliyor.

Mesut YAR: Peki kimler daha çok meyilli?

Ali ZIRH: Genelde ileri yaşın hastalığı, toplumda altmış beş yaş üzeri hemen hemen her üç yüz kişiden birinde görülmeye başlanan bir hastalık ve ellili yaşlara göre altmışlı yaşlarda on kat daha sık görünüyor. Aslında hepimiz yüz yirmi yaşına kadar yaşasak, az ya da çok bazı bulguları görebiliriz.

Mesut YAR: Şimdi ekranda bir şey veriyoruz, görüyorsunuz şu anda şeyi, ekranda. Abi oraya titrek geldi, tir tir geldi, oraya bir şey veriyorsunuz nedir o?

Ali ZIRH: Hastada beyin pili var, beynin içerisinde iki tane beyin elektrotu var. Bu hastada tek taraflı, bazı hastalarda iki taraflı o pili çalıştırdığımız zaman hastalık bulgularını düzeltiyoruz. Katılığın tutukluğun azaltılması, titreyen hastada titremenin durdurulması veya gene iki taraflı burada gördüğünüz hasta gibi ayağa kalkması yürümesi, hareket zorluğu olan hastalarda bu bulguların düzeltilmesi şu anda hastanın tutuk bulgularını görüyoruz ilaç almadan kalkamıyor, yürüyemiyor, dönemiyor. Bu hastalar ilaç aldıklarında hareket eder hale geliyorlar ancak böyle yoğun istem dışı hareketler tarzında ilaç yan etkilerini yaşamaya başlıyorlar. Bu bir başka hasta, beyin pili var titreme şikayeti var. Şimdi pilini çalıştırıyoruz.

Mesut YAR: Ne kadar tutuyorsunuz onu?

Ali ZIRH: O bir programlayıcı, birkaç saniye içerisinde pili açabiliyor veya ayarlarını değiştirebiliyor

Mesut YAR: Siz efendim onu izleyin, tedavisi beyin pili mi? Nasıl oluyor?

Ali ZIRH: Hastalığın başlangıç tedavisi ilaç tedavisi, bu beyindeki bir madde eksikliği. İlk yıllarda hastaların büyük bir kısmı ilaç tedavisine iyi cevap veriyorlar, şikayetleri düzeliyor ancak aradan yıllar geçtikte bir çeşit hastalığın ilerlemesi, bir çeşit vücudun ilaca alışması nedeniyle veya ilaç yoğun yan etkileri nedeniyle artık ilaç tedavisi tıkandığında hastaları ameliyatlarla iyi ediyoruz. Bu ameliyatlar ya lazere benzeyen yakma yöntemleriyle yapılan ameliyatlar ya da bugün daha güncel daha verimli olduğunu bildiğimiz beyin pili ameliyatları.

Mesut YAR: bunu bir ameliyatla mı yerleştiriyorsunuz?

Ali ZIRH: Bunlar uyanık konuşa konuşa kafatasına iki delik delerek yapılan ve ameliyatın büyük kısmında hastalarla sohbet edip paylaşarak yaptığımız ameliyatlar çünkü beyindeki hastalıktan sorumlu hücreleri ve etrafındaki hayati merkezleri arayıp buluyoruz. Bu kısımda da hastanın uyanık olması, bize yardımcı olmasının yararı var. Bu yaklaşık bir dört, beş saatlik süreç bunun sonucunda beyne eğer yakma ameliyatı yapıyorsak, lazere benzeyen bir yakma, beyin pili takıyorsak, elektrotları yerleştiriyoruz. Sonrasında pil takıyorsak hasta uyuyor, elektrotlar cilt altından getiriliyor ve göğüste, demin programlamasını yaptığımız pile bağlanıyor. O bir bilgisayarlı programlamasını yapabildiğimiz bir batarya, onu çalıştırarak hastalık bulgularını değiştiriyoruz.

Mesut YAR: Peki, bir şey soracağım, beyin pili her Parkinson hastasına takılıyor mu?

Ali ZIRH: Her hasta ameliyat olur ya da ameliyattan yarar görür diye bir kaide yok. Hastaların ayrıntılı değerlendirilmesi gerekiyor. Bunun dışında da hastanın ameliyata uygun bir hasta olması, zihinsel fonksiyonları olsun, bulguları olsun önemli. Bazı grup hastalıklar var Parkinson'a benzeyen ama tipik Parkinson hastalığı olmayan bu hastalara uygulamamaya çalışıyoruz.

Mesut YAR: Yani kesin çözüm mü pil takmak? Orada hakikaten çok trajik sonuçları görüyoruz

Ali ZIRH: Hastaların yaşamında çok dramatik değişikliği sağlayıp, normal yaşantılarına, çoğunun işine mesleğine dönmesi, ya da artık bağımsız yaşamaları, başkalarına muhtaç olmadan yaşamaları mümkün ama temelde bu bir kür değil. Eksik maddeyi ya da hastalığın nedenini ortadan kaldırmıyoruz, hastalık bulgularını düzeltiyoruz. Ama kabaca on yıllık bir hastayı ameliyat ettiğimizde, hastalığın birinci, ikinci senesindeki haline geri getirebilme fırsatımız oluyor.

Mesut YAR: Oda önemli bir şey. Peki, ne kadar ömrü? Yani pilin ömrü ne kadar?

Ali ZIRH: Aslında pil hastanın yaşamı süresince işini üstleniyor ve devam ediyor ama tabii çok yavaş hastalık süresince gene ilerleme olabilir mi? Olabilir. Batarya ömrü yaklaşık beş ila yedi yıl civarında. Bu sürenin sonunda bataryası bitebiliyor o zamanda yarım saatlik bir ameliyatla sadece göğüsteki pil kısmını değiştiriyoruz.

Mesut YAR: Peki ne kadar zamanda bir size gelmeleri gerekiyor?

Ali ZIRH: Ameliyat sonrası ilk birkaç hafta yoğun, hemen her gün ya da gün aşırı görüp, pil ayarlarını yapıyoruz. Ondan sonrada üç dört ayda bir rutin kontrollerine geliyor hasta.

Mesut YAR: Pil ayarı mesela düştüğü zaman tekrar şeyler mi başlıyor?

Ali ZIRH: Bulguları ortadan kaldıracak ayarları yapıyoruz. Onu zaten çok değiştirmiyoruz ama pil kapanırsa, bataryası düşmeye başlarsa, hastalık bulguları da geri geliyor. Pili kapattığımızda tıpkı hastanın titremesi veya şikayetlerinin geri gelmesi gibi.

Mesut YAR: Başa dönersek, Parkinson hastalığı genetik bir hastalık mı, aileden geçme şansı var mı?

Ali ZIRH: Bu en zor soru. Özet olarak "babamda var bende de mi olacak?" ya da "bende var çocuğumda da mı olacak?" endişesini yaşamaya gerek yok. Ama bazı genlerin bu işte eğilimi olduğunu biliyoruz. İstatistiği bir miktar etkiliyor ama hani klasik anlamda anladığımız genetik bir hastalık olma özelliğinde değil.

Mesut YAR: Anladım. Yine de mesela hani Allah korusun tabi, virütik bir hastalık olmadığını da biliyorum ama yine de dikkat etmesi gereken bir şey var mı insanların yaşam kalitesinde?

Ali ZIRH: Çok özel bir şey yok, yani şunu yaparsanız Parkinson olmazsınız ya da işte Parkinson'a yakalanmamak için şöyle bir diyet diye bir şey söyleyemiyoruz. Yaşanabildiğince sakin stresten uzak bir yaşam en azından vücudu genelde iyi tutacaktır.

Mesut YAR: Dirençli tutacaktır. Peki, SSK veya sosyal güvencesi olanların beyin pili taktırabilme şansı var mı?

Ali ZIRH: Oldukça şanslılar şuanda sosyal güvence kapsamındalar. Bugün için doğru seçilmiş ve endikasyonu konulmuş hastalarda sosyal güvenlik sistemi çok da pahalı olan bu pili, pil parasını ödüyor ki bu oldukça önemli bir adım ve bu hastalar için çok büyük bir avantaj. Çünkü bir sürü hasta bu kapsamda olup da ekonomik yetersizlik nedeniyle bundan istifade edemiyordu şuanda oldukça şanslılar bu konuda.

Geri
Paylaş